Windows 8-Metro Stili Anlamak

   Bir önceki makalemle birlikte bir süredir beklettiğim Windows 8 serisine başladım ve aldığım pek çok geri bildirimden anladığım kadarıyla seri dört gözle bekleniyormuş. O zaman ikinci bir makale ile konumuza devam edelim… 😉

   Pek çoklarınızın aynı benim gibi sabırsızlıkla Windows 8 için uygulama geliştirmeyi istediğiniz biliyorum; ama elimizi koda bulaştırmadan önce sindirmemiz gerektiğine inandığım bazı kavramlar var. Öncelikle, bu makaleyi okuduğunuza göre Windows 8 konusunda araştırma yaptınız/yapıyorsunuz ve adım gibi eminim ki Metro stilini defalarca kez duydunuz. Peki nedir Metro stili? Neden bu kadar önemli?

  Adım adım ilerleyelim. Önceki yazımda da iletmeye çalıştığım gibi Microsoft artık gözünü masaüstü ve laptop pazarı yanında tablet ve diğer mobil cihazlara dikmiş durumda. Bunun temel nedeni ise giderek büyüyen bir pazar. Gartner raporlarına göre tablet pazarı 2012 yılında bir önceki yıla oranla yaklaşık %98 büyüyerek 119 milyona ulaşacak ve bu rakamlarla masaüstü ve laptop’lara kafa tutar olacak. Böylesi bir öngörü sonrasında büyük oyuncuların da bu pazara göz dikmesi kaçınılmaz. Bu pazardaki rakiplerine kıyasla biraz daha geç sahaya çıkan bir oyuncu olarak Windows’un da doğaldır ki bir farkındalık yaratması gerekliydi. Tabletlerle birlikte giderek değişen insan-bilgisayar etkileşiminde bir farklılık, ileri dönük bir hamle gerekliydi. İşte bu noktada Metro stilinin temelleri atılmaya başlandı.

  Sınırlı ekran çözünürlüğü ve dokunmatik özellikleriyle tabletlerde kullanıcılar için önemli olan güzel bir çerçeve ve süslü butonları olan uygulamalar değil içerik, bilginin ön planda olması, kolay ve minimum çaba ile ulaşılabilir olması. Pazara domine edecek olan sistemler ve uygulamalar işte bunları yakalamayı başarabilenler olacak. Günümüze 3 yaşındaki bir çocuğun elinde bile tablet görmeye başladığımızı düşünecek olursak, öyle bir konsept gerekliydi ki 7’den 70’e hitap ederek herkes tarafından rahatlıkla ve yabancılık hissedilmeden kullanabilmeliydi.

   Tüm bunların bir araya gelmesi, yani başarının elde edilmesi için işletim sisteminin yanında üzerinde çalışan uygulamalarında belirli bir standardı yakalamış olması, tek bir ekosistem olarak algılanarak bu şekilde hareket ediyor olması gerekliydi. Microsoft’un metro stili üzerinde durmasının en önemli sebeplerinden biriside bu.

   Biz yazılım geliştiriciler açısından konuya yaklaşacak olursak; Metro stilini daha iyi anlayabilmek yukarıda bahsettiğim bu ekosistemin başarılı bir parçası olabilmek anlamına gelecektir. İşte bu durumda da son kullanıcının tercih ettiği uygulamaları geliştiriyor olacağız. Kurumsal ya da serbest yazılım geliştiriciler olalım sonuç hep aynı, tercih edilen olmak her zaman kazandıracaktır.

   Metro stilini başlıklar altında analiz etmek gerekirse;

Az; ama öz

  Sınırlı bir alanda ve dokunmatik işlem yapıyorsak artık gereksiz süsler uğraşarak kullanıcıyı kaçırmak gibi bir lüksümüz yok. Tüm veriyi tek bir ekran kullanıcıya sunmak, kullanıcıdan tüm veriyi tek bir ekrandan girmesini talep etmek yerine daha sade ekranlar sunmalıyız. Olabildiğine sade; ama kullanıcının ihtiyacı olan her özet veriyi bir bakışta görebileceği ekranlar sunmalıyız. Uygulamanın verinin önüne geçtiği tasarımlar yerine sade ve olabildiğince veriyi ön plana çıkaran tasarımlar kullanmalıyız.

Akıcı ve hızlı

   Tasarımlarımızda her zaman için kullanıcının dokunma hissini ön planda tutarak hızlı yanıt verebilen ve akıcı bir içerik sunan ergonomik uygulamalar geliştirmeliyiz. Unutmayın; hareket Metro sitinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Durağanlıktan kurtulabilmek için kullanıcı etkileşimlerinde iyi tasarlanmış animasyonlardan faydalanın ve uygulamanızda her zaman bir hareketlilik sunun.

Tek bir ekosistem

  Birbiriyle iletişim halinde olan ve kullanıcının tek bir sistem olarak görebileceği uygulamalar tasarlamalıyız. Bir uygulamanın sunduğu veri bir diğerine kolaylıkla girdi olabilmeli. Kullanıcı dilediği içeriği paylaşabilmeli. Aynı kullanıcı deneyimi ile tüm uygulamalar üzerinde işlemlerini gerçekleştirmeli. Benzer jest’ler/parmak hareketleri ile farklı uygulamalarda aynı işlevselliğe sahip olabilmeli.

Kenarlardan faydalanın

  Kullanıcıya maksimum içeriği sunabilmek adına menüleri kaldırın. Doğrundan ya da jest’lerle alamayacağınız karmaşık kullanıcı seçimleri için ise kenarlardan yararlanın. Cihazın kenarlarına yerleştireceğiniz belirli bir düzen/mantık çerçevesinde ve sürükleme v.b. jest’lerle ortaya çıkartabileceğiniz yüzeylerle kullanıcıdan girdi alın. Windows 8 ile birlikte gelen app bar ve charm’ları kullanın.

   Yukarıda paylaştıklarımdan sonra aslında Metro için sadece bir “stil” demek doğru olmayacaktır; Metro aynı zamanda bir “tasarım dili”dir.

Info

   Güncelleme, 25 Eylül 2012 : Windows 8 ile birlikte tanıştığımız ve uzun süre Metro Stil (Metro Style) olarak andığımız/anmaya alıştığımız bu uygulama türünü ilerleyen makalelerimde Windows Store apps (Windows Mağazası uygulamaları) olarak göreceksiniz

Fatih Boy

Ankara'da yaşayan Fatih, bir kamu kurumunda danışman olarak çalışmaktadır. ALM süreçleri, kurumsal veri yolu sistemleri, kurumsal altyapı ve yazılım geliştirme konularında destek vermektedir. Boş zamanlarında açık kaynak kodlu projeler geliştirmeyi ve bilgisini yazdığı makalelerle paylaşmayı seven Fatih, aynı zamanda Visual C# ve Visual Studio teknolojileri konusundan Microsoft tarafından altı yıl üst üste MVP (En Değerli Profesyonel) ödülüne layık görülmüştür. İş hayatı boyunca masaüstü uygulamaları, web teknolojileri, akıllı istemciler gibi konularda Asp.Net, Php, C#, Java programlama dilleri ve MySql, MsSql ve Oracle gibi veritabanı yönetim yazılımları ile çalışmıştır. İngilizce ve Türkçe olarak yayınlanan makalelerini gerek İngilizce bloğunda, gerekse de Türkçe bloğunda bulabileceğiniz gibi web sitesinden de açık kaynak kodlu geliştirdiği yazılımlarına ulaşabilirsiniz. vCard - Twitter - Facebook - Google+

3 yorum

  1. dhmm   •  

    Duyduk duymadik demeyin… Fatih hoca yine dokturmuuuuus :D:D

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir