Yurdumun “Bulut”lu Bilişimi

Kariyerimde, farklı zamanlarda ve farklı rollerde kamu ile  çalışma şansım oldu. Zaman içerisinde masanın her iki yanında bulunarak farklı bakış açılarını deneyimleme fırsatı yakaladım. Bu sürede de giderek artan bir biçimde bulut bilişimi ağırlığını gözlemledim. Bu konuda,  global pazardaki Amazon, Microsoft, Google, IBM ve Oracle gibi aktörlerin aldıkları yeni pozisyonun payı yadsınamaz. Gartner raporları bağıra bağıra bulut bilişiminin geldiğini zaten yıllardır söylüyor. Büyük aktörlerin hareketlerinden ilham alan diğer aktörlerde yerlerini sağlamlaştırmanın peşinde. Yani anlayacağınız, herkes bir köşesinden tutmuş, “bulut”u çekiştirmekte. Pazardaki bu büyüme kaçınılmaz olarak yerli aktörlerin de iştahını kabartıyor…

   Bulut bilişimine kamu açısından baktığımızda konu biraz karmaşık.  Özel sektör için uzun zamandır masada olan “bulut”, kamu için daha yeni yeni masaya gelmekte.  Kamu’nun en büyük çekincesi de kuşkusuz ki veri güvenliği.  Bu yüzden de yerli aktörler maça daha avantajlı başlıyorlar. Bu çekinceye de hak vermek lazım. Henüz veri güvenliği anlamında ulusal bir politikamız yok, kanun ve yönetmeliklerimiz tam olarak hazır bile değil. Dolayısıyla ilk adımları atanların önemli güçlükleri göğüslemesi gerektiği, başlarının ağrıyacağı aşikar. Diğer yandan, son zamanlarda siber güvenlik konularında yaşanan gelişmeleri göz önüne aldığımızda bu alanda hızla yeni adımlar atılacağını beklemek gerekir.

   Kamu için “bulut”a mesafeli demek doğru olacak; ama buradaki “bulut”tan kasıt tabi ki herkese açık bulut. Diğer yandan bu mesafe ülkemize has bir durum da değil. Gelişmiş ülkelerde de durum farklı değil. Dolayısıyla da kamunun ihtiyacının ancak kapalı bir bulut ya da kamu bulutu ile karşılanabileceğini görmek lazım. Bu kamu bulutunda da, güvenlik gerekçesi ile, yerli aktörlerle ilerlemek bir seçenek. Hem de  ağırlığı olan bir seçenek.

   Hal böyle olunca bu noktada durup yerli aktörlere bakmamız gerekir. Görevim nedeniyle katıldığım toplantılarda farklı kamu kurumlarının ve yerli aktörlerin yaklaşımlarını görme fısatım oldu. Üzülerek söylemem gerekir ki; global aktörler “ürün bu, işinize gelirse kullanın” modunda iken, yerli aktörlerin çoğu ise daha yolun başında. Bu durum normal karşılanabilir; diğer yandan asıl önemli olan “bulut”a yaklaşımları. Yerli aktörler için malesef hala bulut=sanallaştırma=hosting.  Evet, yanlış okumadınız… Ok, kabul ediyorum; bulut bilişiminde atılması gereken ilk adım sistemleri sanallaştırarak hareket kabiliyeti kazanmak; ama unutmayın bu daha ilk adım… Bu hedef değil, ara bir adım olabilir ancak. Hedef ise; kamusal veri yolları, iş zekası çözümleri, uygulamaların hızla yatayda genişlemesine olanak veren mimariler/altyapılar, atıl CPU gücünü farklı hizmetlere paylaştırabilme, micro servisler ile katma değer hizmetler sunmak olmalı.  Özellikle micro servislerin ülkeden ülkeye farklılık gösteren özelleştirmeler olduğunu göz önüne alacak olursak, yerli aktörlerin parlayacağı, ön plana çıkacağı konu olacaktır.  Her bir kamu kurumun aynı hizmetleri defalarca oluşturduğu günümüzde; tek bir yetkilendirme altyapısı, tek bir kimlik yönetimi, sms/email/MERNİS v.b.  micro servisleri… bunlar maliyetleri düşürecek, katma değer sunucak ve kamu bilişimine hız katacak şeyler olacaktır.  Böylesi bir hedef ise kuşkusuz ki güçlü bir mimari altyapı ve kamusal veri yolu atılması gereken ilk adımlar olacaktır .

 

Umuyorum ki, ilerleyen zamanlarda kamu ve yerli aktörlerin yurdumun “bulut”lu bilişimine bakış açısı da paylaştığım doğrultuda olumlu olarak değişecektir.

Fatih Boy

Ankara'da yaşayan Fatih, bir kamu kurumunda danışman olarak çalışmaktadır. ALM süreçleri, kurumsal veri yolu sistemleri, kurumsal altyapı ve yazılım geliştirme konularında destek vermektedir. Boş zamanlarında açık kaynak kodlu projeler geliştirmeyi ve bilgisini yazdığı makalelerle paylaşmayı seven Fatih, aynı zamanda Visual C# ve Visual Studio teknolojileri konusundan Microsoft tarafından altı yıl üst üste MVP (En Değerli Profesyonel) ödülüne layık görülmüştür. İş hayatı boyunca masaüstü uygulamaları, web teknolojileri, akıllı istemciler gibi konularda Asp.Net, Php, C#, Java programlama dilleri ve MySql, MsSql ve Oracle gibi veritabanı yönetim yazılımları ile çalışmıştır. İngilizce ve Türkçe olarak yayınlanan makalelerini gerek İngilizce bloğunda, gerekse de Türkçe bloğunda bulabileceğiniz gibi web sitesinden de açık kaynak kodlu geliştirdiği yazılımlarına ulaşabilirsiniz. vCard - Twitter - Facebook - Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir